15 Temmuz 2013 Pazartesi

Doğru kişi?

Doğru kişi olduğuna emindim. Tabii ki değilmiş.Hayal kırıklığına uğradım mı bilmiyorum.Basit bir şekilde vazgeçtim aslında. Sıkıcı oldu biraz, yani ilk defa bu kadar basit vazgeçtim. Sanki şu günlerdeki ben gerçek pek ben değilim gibi. Ya da kendi hamurunda yoğrulmuş kendi kişiliğim... Hala inanamıyorum nasıl bu kadar basit vazgeçtiğime. Heralde doğru kişi o değildi.

26 Ocak 2013 Cumartesi

Sevilecek!

Bazen kendine küfredersin durmadan. Çünkü o karşındadır. Hazırsındır onunla konuşmak için. Ama bir anda duraksarsın. Ne konuşacaksın onunla? Defalarca kez tekrarlarsın aynı soruyu o geçip gidene kadar. O gitmiş olduğunda sen kendini anca toparlayabilmişsindir. Sonra tekrar dağılırsın bir ''lanet olsun'' demenle. Çünkü onunla beraber olamayacağın bir 16 saat daha vardır önünde. Ya Tanrı'nın, ya da evrenin bahşettiği bir diğer 16 saat. Romantik komedi izleyebilecek kıvamdasındır o anda. Sürekli bişeyler dinlersin, sürekli için acır biraz daha. Sürekli onun hakkında yazmak istersin o sıralarda. Ama ne dinlersem dinleyeyim, ne izlersem izleyeyim ve ya ne yazarsam yazayım, onu aklıma getirir herşey. Onun hakkında yazmak mutlu kılar beni. Ki bazen yazarken de tıkanırım. Çünkü onu görmenin bile bana yaşattıklarını anlatabilecek kelime ve cümle yapısı yok hiçbir dünya dilinde. Ben bunları düşüne dururken duraksıyorum bir anda, bişeyler dinlemeye başlıyorum ardından. Durmadan yazıyorum yeniden. Onu ne kadar sevdiğimi anlatmaya çalışıyorum kağıtlara. Başarıyor muyum bilemiyorum ama onun hakkında yazdığımdan eminim. Bu sefer doğru kişi hakkında yazdığımdan eminim.